İLAÇ KAVRAMI VE HUKUKÎ BOYUTU

3 min oku

Eczacılık mesleği, her ne kadar sağlık bilimleri alanında konumlandırılmış olsa da özünde yoğun bir hukuki sorumluluk barındırmaktadır. Mesleki pratiğin hemen her aşaması; ilacın tanımlanmasından dispensasyonuna, depolanmasından hastaya teslim edilmesine kadar hukuken belirlenmiş kurallara tabidir. Bu çerçevede "ilaç" kavramının hukukî sınırlarını bilmek, mesleğin güvenli ve sorumlu icrası açısından zorunluluktur.

I. YASAL TANIMLAR VE KAPSAMI

Beşeri Tıbbi Ürünlerin Tanıtım Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik'in 4/b maddesi, beşeri tıbbi ürünü aşağıdaki şekilde tanımlamaktadır:

"Hastalığı iyi etmek veya önlemek, teşhis koymak, tedavi etmek, vücut fonksiyonlarını, metabolizmayı ya da fizyolojik fonksiyonları düzeltmek amacıyla insanlarda kullanılan maddeler veya maddeler kombinasyonu."

Söz konusu tanım; yalnızca kimyasal sentez yoluyla elde edilen klasik ürünleri değil, biyoteknolojik, biyolojik ve radyofarmasötik preparatları, belirli koşullar altında bitkisel kökenli ürünleri de kapsamaktadır. Tanımın bu denli geniş tutulmuş olması, eczacının hangi ürünü hangi statüde değerlendireceği konusundaki takdir yetkisini önemli ölçüde daraltmaktadır.

Türk İlaç ve Tıbbi Müstahzarlar Kodeksi (TMMK) m. 1 ise ilacı; her nevi bası veya formül şeklinde olup tıbbi amaçla kullanılan, tıbbette muayyen ve sabit bir şekilde yapılacak ürün olarak tanımlamakta; bu tanım aracılığıyla mevzuat, eczacıya "bilmiyordum" savunmasına dayanma imkânı bırakmamaktadır.

II. SINIFLANDIRMANIN HUKUKİ ÖNEMİ

Bir ürünün ilaç olarak sınıflandırılıp sınıflandırılmaması; ruhsatlandırma yükümlülüğünü, reçete zorunluluğunu, depolama ve muhafaza koşullarını, satış yetkisini ve denetim rejimine tabi olup olmadığını doğrudan belirlemektedir.

Ürün kategorisinin yanlış belirlenmesi aşağıdaki hukuki sonuçlara yol açabilir:

→ Ruhsatsız ilaç satışı nedeniyle idari yaptırım

→ Reçetesiz dispensasyon dolayısıyla mesleki sorumluluk

→ Depolama koşullarının ihlali nedeniyle cezai müeyyide

→ Eczane faaliyetinin geçici veya süresiz durdurulması

III. SIKÇA KARIŞTIRILAN ÜRÜN KATEGORİLERİ

Mevzuat, eczane raflarında yer alan ürünleri birbirinden net biçimde ayrılmış kategorilere tabi kılmaktadır. Bu kategorilerin bilinmesi, hem rutin denetimler hem de müfettiş ziyaretleri açısından kritik önem taşımaktadır.

Kozmetik Ürünler:

İnsan vücudunun dış kısımlarına yönelik olup herhangi bir hastalık veya fizyolojik işlev üzerinde tedavi edici etki iddiası taşımayan ürünlerdir.

Takviye Edici Gıdalar:

Besin öğesi veya fizyolojik etkiye sahip madde içeren, gıda niteliğindeki ürünlerdir. Ruhsata değil, bildirim yükümlülüğüne tabidir.

Tıbbi Cihazlar:

Etki mekanizması ağırlıklı olarak fiziksel olan; farmakolojik, immünolojik veya metabolik etkisi birincil nitelik taşımayan ürünlerdir.

Diagnostik Ürünler:

Hastalığın teşhisi, izlenmesi veya belirlenmesine yönelik test ürünleridir; ayrı bir düzenleyici rejime tabidir.

Majistral İlaçlar:

Eczanede belirli bir hasta için özel olarak hazırlanan ve standart ticari formüle uymayan preparatlardır.

Homeopatik Ürünler:

İlgili yönetmelik kapsamında özel prosedüre tabi tutulan, ayrı bir kategoride değerlendirilen ürünlerdir.

IV. BİYOLOJİK VE BİYOTEKNOLOJİK İLAÇLAR: GÜNCEL MEVZUAT

24 Eylül 2022 tarihli ve 31963 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Beşeri Tıbbi Ürün Ruhsatlandırma Yönetmeliği değişikliği, biyolojik kökenli ürünlerin hukukî statüsünü yeniden düzenlemiştir. Buna göre; insanlardaki hastalıkları tedavi etmek, önlemek veya teşhis koymak amacıyla insan, hayvan ya da mikroorganizmalardan elde edilen ya da biyoteknolojik yöntemlerle üretilen ürünler, artık "biyolojik tıbbi ürün" statüsünde değerlendirilmektedir.

Bu düzenleme eczacıyı doğrudan ilgilendirmektedir. Biyobenzer ürünlerin ikamesi meselesi artık yalnızca klinik bir tercih olmaktan çıkmış; hukukî sorumluluk doğurabilecek mesleki bir karar niteliği kazanmıştır. Özellikle devam eden biyolojik tedavilerde yapılacak her türlü ikame, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilmek zorundadır.

V. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

İlaç kavramının hukukî sınırlarının doğru belirlenmesi; eczacının mesleki güvencesinin, hasta güvenliğinin ve kurumsal sorumluluğun temel taşını oluşturmaktadır.

Ürün sınıflandırmasındaki bir hata, iyi niyetle gerçekleştirilen mesleki bir eylem olsa dahi hukuki sorumluluk doğurmaya yeterlidir. Bu nedenle mevzuattaki gelişmelerin yakından takip edilmesi ve şüphe duyulan durumlarda uzman hukuki desteğe başvurulması büyük önem taşımaktadır.

Ürün sınıflandırması, ruhsat süreci veya mesleki sorumluluk konularında hukuki danışmanlık almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.