ECZACININ YARGI YOLU VE YETKİLİ MAHKEMELER: HAKLARINIZI NASIL KULLANIRSINIZ?

2 min oku

Eczacılar; SGK ile yaşanan uyuşmazlıklarda, hasta şikâyetlerinde veya idari yaptırımlara itirazda sıklıkla hangi mahkemeye başvuracakları, hangi sürelere dikkat etmeleri gerektiği ve nasıl bir hukuki yol izlemeleri gerektiği sorusuyla karşılaşmaktadır. Bu soruların yanıtı; hem hakkın korunması hem de zaman kaybının önlenmesi bakımından kritik öneme sahiptir.

I. SGK UYUŞMAZLIKLARINDA YETKİLİ MAHKEME

Uzun yıllar boyunca SGK ile eczane arasındaki uyuşmazlıklarda görevli mahkeme tartışmalı kalmıştır. Yargıtay ve bölge adliye mahkemelerinin yerleşik içtihadı; bu uyuşmazlıkların özel hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği yönündedir.

Türk Eczacıları Birliği tarafından yayımlanan bilgilere göre Yargıtay; SGK ile eczaneler arasındaki ilişkiyi kamu hizmet sunumu değil, ticaret hukuku kapsamında değerlendirmektedir. Zira SGK Sosyal Güvenlik Kurumu niteliğiyle eczanelerle sözleşme ilişkisi içine girmekte ve bu ilişki özel hukuk normlarına tabi olmaktadır.

Yargıtay 13. HD kararları da bu yönde istikrar kazanmıştır. Söz konusu kararlar; SGK'nın eczanelere karşı açtığı davaların Genel Hukuk Mahkemelerinde görüleceğini ve bu mahkemeler görevlidir ifadesini içermektedir.

II. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ VE ÖNEMLİ KARARLAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi; SGK ile eczane ilişkisinin ifa edildiği her yerde dava açılabileceğine hükmetmiştir. Bu karar; eczacının dava açma seçeneklerini coğrafi olarak genişletmektedir.

Yine Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında; SGK'nın bizzat oluşturduğu Medula sisteminden kaynaklanan hataların eczacıya yüklenemeyeceği kabul edilmektedir. Bu ilke; sistem kaynaklı fatura hatalarında eczacının savunmasının temel dayanağını oluşturmaktadır.

III. İHTİYATİ TEDBİR KARARLARINA İTİRAZ

SGK; açtığı davalarda eczanenin mal varlığına ihtiyati tedbir uygulanmasını talep edebilmektedir. Bu tedbir kararları; eczanenin ticari faaliyetini ciddi biçimde sekteye uğratabilmektedir.

Yargıtay; ihtiyati tedbir kararlarında eczacının savunma ve itiraz hakkını güvence altına almakta, orantısız kararları bozmaktadır. Tedbir kararına itiraz; kararın tebliğinden itibaren belirli bir süre içinde ve gerekçeli biçimde yapılmalıdır. Bu sürenin kaçırılması; tedbirin kesinleşmesine ve eczaneye önemli zararlar verilmesine yol açabilmektedir.

IV. GENEL KANAT: ECZACININ GÜÇLÜ OLDUĞU ALANLAR

Eczacılık mesleği geri ödeme sistemi kapsamında çalışan bir meslek grubudur. Bu durum; eczacıya güçlü bir hukuki konum vermemektedir. Eczacının en güçlü olduğu savunma noktaları şunlardır:

Sistem kaynaklı hatalar: SGK'nın kendi oluşturduğu sistemden kaynaklanan hata ve onaylara dayanan işlemlerde eczacının sorumluluğu sınırlıdır.

Aydınlatma belgesi: Hastayı bilgilendirdiğini ispat eden eczacı; tazminat davalarından büyük ölçüde korunabilmektedir.

Protokol ihlalinin kasıtsız olması: Kasıt bulunmaksızın gerçekleşen usul hatalarında; Yargıtay cezai şartın indirilmesi ya da kaldırılması yönünde kararlar vermektedir.

Süre itirazı: SGK'nın dava açma sürelerini aşması halinde zamanaşımı defii; eczacının en güçlü savunma araçlarından birini oluşturmaktadır.

V. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Eczacının yargı yolunu ve yetkili mahkemeyi doğru bilmesi; hem zamanında başvuru yapabilmesi hem de hakkını en etkili biçimde kullanabilmesi açısından belirleyicidir. SGK uyuşmazlıklarında, hasta davalarında veya idari itiraz süreçlerinde profesyonel hukuki destek almak; sonucu doğrudan etkileyen bir faktördür.

SGK davaları, ihtiyati tedbir itirazı veya eczacılık hukukuna ilişkin yargı süreçlerinde hukuki destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.