ECZACININ AYDINLATMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ: HASTAYI BİLGİLENDİRMEMEK HUKUKİ SORUMLULUK DOĞURUR

2 min oku

Eczacının görevi; reçetede yazılı ilacı dispensasyon etmekten ibaret değildir. Hastayı ilacın kullanımı, olası yan etkileri ve dikkat edilmesi gereken hususlar konusunda bilgilendirmek; hem mesleki hem de hukuki açıdan bağlayıcı bir yükümlülüktür. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, tazminat davasına zemin hazırlayabilmektedir.

I. AYDINLATMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN HUKUKİ DAYANAĞI

Eczacılık Hakkında Kanun (EEHK) m. 1, eczacıya "ilaç kullanımı konusunda danışmanlık hizmeti verme" görevi yüklemektedir. Aynı Kanun'un 33. maddesi ise eczanenin; eczacının görev ve sorumluluklarını yerine getirdiği bir sağlık kurumu niteliği taşıdığını açıkça ortaya koymaktadır.

Hasta Hakları Yönetmeliği m. 15'e göre eczacı; ilacın adı, kullanım şekli, dozu, yan etkileri, saklanma koşulları ve olası etkileşimleri hakkında hastayı bilgilendirmekle yükümlüdür. Bu bilgilendirmenin yapılmaması ya da yetersiz kalması; eczacının sorumluluğunu doğrudan gündeme getirmektedir.

II. AYDINLATMANIN KAPSAMI NE OLMALIDIR?

Eczacının aydınlatma yükümlülüğü; yalnızca ilacın kullanım talimatını aktarmaktan ibaret değildir. Hasta; hastalığının tedavisinde kullanılan ilacın nasıl çalıştığını, ne zaman etkisini göstereceğini, hangi durumlarda kullanılmaması gerektiğini ve başka ilaçlarla birlikte alındığında ne gibi riskler doğurabileceğini de bilme hakkına sahiptir.

Bu kapsamda eczacının özellikle dikkat etmesi gereken başlıca durumlar şunlardır: kronik hastalığı olan ve çok sayıda ilaç kullanan hastalar, yaşlı bireyler, gebe veya emziren kadınlar ve reçetesiz ilaç talep edenler. Bu gruplarda aydınlatma yükümlülüğü daha da ağır bir önem kazanmaktadır.

III. AYDINLATMANIN İSPATI

Yargıtay kararlarına göre aydınlatmanın yapıldığının ispatı eczacıya düşmektedir. Hastanın "bana söylenmedi" demesi yeterli; eczacının "söyledim" demesi ise tek başına yeterli değildir. Bu nedenle yapılan bilgilendirmenin belgelenmesi; sözlü uyarının yazılı kayıt altına alınması veya hasta bilgilendirme formlarının kullanılması büyük önem taşımaktadır.

Ülkemizde bu alanda henüz standart bir uygulama yerleşmemiş olsa da ABD ve AB ülkelerindeki eczacılık pratiğinde hasta bilgilendirme formları yaygın biçimde kullanılmaktadır. Türk eczacılık pratiğinin de bu yönde gelişmesi; hem hasta güvenliği hem de eczacının hukuki koruması bakımından kaçınılmazdır.

IV. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeyen eczacı; hastanın uğradığı zarardan sorumlu tutulabilmekte, tazminat davası ve idari yaptırımla karşılaşabilmektedir. Bu yükümlülük; zamanla daha sıkı biçimde uygulanmakta ve yargı kararlarıyla kapsamı genişlemektedir.

Hasta şikâyeti, tazminat davası veya aydınlatma yükümlülüğüne ilişkin hukuki süreçlerde destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.